EFSANEVİ NAR VE TÜRK MUTFAĞINDAKİ YERİ

blog yazısı ekle !

EFSANEVİ NAR VE TÜRK MUTFAĞINDAKİ YERİ

Narın aslında Türk mutfağında en fazla kullanılan meyvelerin başında geldiğini biliyor muydunuz? İspanyolca da Granada, Almanca ve Fransızca da Grenade olarak adlandırılan nar meyvesi Türkçede ki karşılığını da Farsçadan gelen Anaar kelimesinden almıştır.




Sonbaharın sonlarına ve kış aylarına doğru büyüklükleri ve kızarmış renkleri ile tezgâhlarda dikkatlerimizi çekmeye başlayan nar ilkbaharın başlarına kadar manavlarda veya marketlerde bulunabilmektedir.

Dalından yeni koparılmış ve tazeliği korunarak tezgâhlara kadar gelmiş narın, bu özelliklerini anlamak için kabuğunun parlaklığına ve rengine dikkat edilmesi yeterlidir. İçerisinde onlarca ufak kırmızı çekirdeğin olduğu nar meyvesi, kendine has tatlı ve ekşi tadıyla da herkesin hafızasına yer etmiştir. Hatta evde yemeden önce bir süre beklemiş olsa bile dış kabuğunda büzülmeler veya buruşmalar olsa da içi daha uzun süre tazeliğini ve lezzetini korur.

Günümüzde Dünyanın her yerinde yetiştirilebilen narın kökeninin ise Orta Doğu ve Orta Asya 'dan bizlere ulaştığı bilinmektedir. Çünkü bu bahsedilen coğrafyalarda nar üretimi antik çağlara kadar uzanmaktadır. Ayrıca İran, Azerbaycan, Ermenistan, Lübnan, Balkanlar ve Türkiye'nin de içinde olduğu ülkelerde nar meyvesi geleneksel yemeklerde, tatlılarda kullanılmakta ve sıklıkla tüketilmektedir. Tabi ki ipek yolunun sayesinde bu meyve batıya doğruda ulaşmıştır. Bilinen kayıtlara göre de Kuzey Amerika'ya ilk kez ulaşması İspanyol ticaret gemileri tarafından gerçekleşmiştir. Ardından iklimin daha uygun olması sebebiyle Kaliforniya ve Arizona bölgelerinde yetiştirilebilmeye başlanmıştır.

Ziverbey Cafe Restaurant

Çukurambar

devamını oku... Adres: Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi No:17/1 Çukurambar-Ankara

Ayıntap Sofrası

GOP

devamını oku... Adres: Filistin Caddesi No:35 GOP-Ankara

Safie Meyhane

Kızılay

1950 yılından beri restorantçılık ile uğraşan babamızın ilk olarak 1975 yılında Ankara Demirtepe Dostlar Lokantası ile başlayan serüvenini 1987 yılında kapadokya bölgesinde açmış olduğu Ürgüp Ocakbaşı Restorantı ile devam ettirmiş 2019 yılı Şubat ayında Ankara Kızılay bölgesinde açtığımız yeni mekanımız safie meyhane ile sürdürmekteyiz.

Meyhanemiz de şık ama mütevazi dekorasyonumuz ile gözünüze hitap ederken nefis ve soğuk taze mezelerimiz, tavuk ve et ürünlerimiz, değişik ara sıcaklarımız, tereyağlı yaprak ciğerimiz ve ikramlarımız ile damak tadınıza hitap etmekteyiz.
devamını oku...
Adres: Kocatepe Mahallesi İnkılap Sokak No:29/A

Hacı Abdullah Ankara

Söğütözü

Hacı Abdullah Lokantası'nın asırlık tarihi Ahilik Teşkilatı'nın devamıdır. Köklü kuruluşların geçmişi, ya babadan oğla geçer, ya da para ile şirketler tarafından satın alınarak el değiştirir.

Hacı Abdullah'ta ise iki kural da geçerli değildir. Hacı Abdullah'ın 1888 yılında başlayan serüveni Ustadan Çırağa devralınarak gelmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Karaköy Rıhtımı'nda Abdullah Efendi adıyla bir lokanta açılır. Lokantanın işletme ruhsatı bizzat Sultan II. Abdülhamit Han tarafından verilir.

Ülkeleri adına İstanbul'a ziyaret eden resmi ve özel heyetler, Abdullah Efendi'de ağırlanır.

1915 yılında ise Abdullah Efendi Lokantası, Karaköy Rıhtımı'ndan Beyoğlu'na taşınır. İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Rumeli Han'ın zemin katında hizmetlerine devam eder. Abdullah Efendi burada da Usta'dan Çırağa devredilmiştir.

1940 yılında ise Abdullah Efendi, Rumeli Han'da 25 yıl yerli yabancı çok sayıda ünlü misafirlerini ağırladıktan sonra yine Usta Çırak nöbet değişimiyle, eski adı Bursa Sokak ve Ahududu Sokak, yeni adıyla Sadri Alışık olan, Türk Sineması'nın kalbinin attığı sokağa taşınır ve Hacı Salih ismini alır.

Abdullah Efendi ve Hacı Salih adıyla kalitesinden hiç taviz vermeden Osmanlı-Türk Mutfağı'nın bütün özelliklerini taşıyan lokanta, 1958 yılında şimdiki bulunduğu yerine, Ağa Camii yanındaki Sakızağacı Caddesi'ne taşınır.

Lokantaya adını veren Hacı Salih, ilerleyen yaşını gözönünde bulundurarak, O'da 1888'den beri sürdürülen geleneğe uyar ve yetiştirdiği çıraklarına, yani hizmetin emekçilerine, ustalarına devreder.

Kalite ve hizmetin gurur veren onurunu, güzelliğini bugüne taşıyan Hacı Salih ismi, resmi prosedür gereği değişmek zorunda kalır. 1983 tılında bir tevafuk sonucu yine 1888'li yıllardaki ismine rücu eder ve Hacı Abdullah ismini alır.

Sultan II. Abdülhamit Han'ın resmi müsaadesi ile açılan lokantamızın o günden bu güne aynı tadı muhafaza ettiğini, 90 yıl önce yemek yiyen ve bugün de lokantamızı şereflendiren Osmanlı torunlarının, şeref defterimizdeki yazdıklarından öğrenmek mümkündür.

Hacı Abdullah'taki gelenek, günümüzde unutulmaya yüz tutan Ahilik Teşkilatı'nın bir vesikasıdır.

Hizmetlerimiz sınırsız, konuğumuz olursanız seviniriz. Geçmişin farklı atmosferinde buluşmak umuduyla.devamını oku...
Adres: Beştepe Mahallesi Söğütözü Caddesi Yerleşke içerisindeki Sosyal Tesis 1 Çankaya-Ankara

Patile

Birlik Mahallesi


devamını oku...
Adres: 435. Cad. 61/A Birlik Mah. Çankaya-Ankara

Marco Pascha Çayyolu

Çayyolu

Doğum tarihi bilinmeyen Marko Paşa 1888 yılında vefat etti. Asıl adı Marko Apostolidis olan bu Osmanlı Hekimi Rum asıllı idi. İlk ve orta öğrenimini Yunanistan'ın meyve bahçeleri ve bağları ile ünlü Syros Adası'nda yaptı. Daha sonra ailesi ile birlikte gittiği İstanbul'da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'yi (Askeri Tıp Akademisi) bitirdi. Mezun olduğu yıl, cerrahi kliniği şefliğine atandı. İyi bir hekim olarak kısa sürede ün kazandı ve mirlivarlığa (Osmanlılar'da Sancak Beyleri'ne verilen Paşalık Rütbesi) yükseltilen ilk hekim oldu. 1861'de Sultan Abdülaziz'in hekimbaşılığına atandı. 1871'de Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Nazırlığı'na atandı. 1878'de, 2'nci Abdülhamit döneminde Meclis-i Ayan (Senato) üyeliğine getirildi. Kırımlı Aziz Bey ile birlikte Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nin (Türkiye Kızılay Derneği) kurulmasına katkıda bulundu.

Marko Paşa çok sabırlı bir hekimdi. Hastalarını uzun uzun sabırla dinler, dertlerine tıbbi yönden yardımcı olmakla birlikte, onlara manevi huzur ve rahatlık vermeye de özen gösterirdi.

Marko Paşa'nın bu ünü halk arasında iyice yayıldı ve zamanla, yakınmayı dinleyecek kimsenin olmadığını vurgulamak için söylenen "Derdini Marko Paşa'ya Anlat" deyimi ortaya çıktı.
devamını oku...
Adres: Koru Mahallesi 2432. Cadde 200/D Çayyolu-Ankara

Adım Bistro

Bahçelievler

devamını oku... Adres: 54. Cadde (Eski 6. Cadde) 35/A Bahçelievler-Ankara

Alaattin Ocakbaşı

Yaşamkent

devamını oku... Adres: Yaşamkent Mahallesi 3158. Cadde Moda City B2 No:38 Yaşamkent - Ankara

Home Kitchen Restaurant

Oran

Ankara'nın gözde yerleşim yeri Sinpaş Altın Oran Çarşı'da yer alan restorantımız geleneksel Osmanlı Türk Mutfağı ve Dünya Mutfağı üzerine kurulu lezzetleriyle siz değerli misafirlerimizi ağırlamaktan memnuniyet duymaktadır.

Her zaman kaliteyi, tazeliği ve lezzeti ön planda tutan restoranımız 70 kişilik kapasiteye sahiptir.

Güleryüzlü personeli, özel dekoru ve sıcak havasıyla siz değerli dostlarımızı ağırlarken "Sizin Eviniz, Sizin Mutfağınız" sloganı ile adım adım Tüm Ankara'ya yayılmaya devam ediyoruz.
devamını oku...
Adres: İlkbahar Mahallesi Güneypark Küme Evleri Sinpaş Altın Oran Çarşı No: 19/B 16-17

Tarihi Merkez Lokantası

Yenimahalle

devamını oku... Adres: M. Akif Ersoy Mah. Anadolu Bulvarı No: 74 / DK 6-3 DK 6-4 Yenimahalle-Ankara

Marco Pascha Çukurambar - Cafe de Marco

Çukurambar

Doğum tarihi bilinmeyen Marko Paşa 1888 yılında vefat etti. Asıl adı Marko Apostolidis olan bu Osmanlı Hekimi Rum asıllı idi. İlk ve orta öğrenimini Yunanistan'ın meyve bahçeleri ve bağları ile ünlü Syros Adası'nda yaptı. Daha sonra ailesi ile birlikte gittiği İstanbul'da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'yi (Askeri Tıp Akademisi) bitirdi. Mezun olduğu yıl, cerrahi kliniği şefliğine atandı. İyi bir hekim olarak kısa sürede ün kazandı ve mirlivarlığa (Osmanlılar'da Sancak Beyleri'ne verilen Paşalık Rütbesi) yükseltilen ilk hekim oldu. 1861'de Sultan Abdülaziz'in hekimbaşılığına atandı. 1871'de Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Nazırlığı'na atandı. 1878'de, 2'nci Abdülhamit döneminde Meclis-i Ayan (Senato) üyeliğine getirildi. Kırımlı Aziz Bey ile birlikte Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nin (Türkiye Kızılay Derneği) kurulmasına katkıda bulundu.

Marko Paşa çok sabırlı bir hekimdi. Hastalarını uzun uzun sabırla dinler, dertlerine tıbbi yönden yardımcı olmakla birlikte, onlara manevi huzur ve rahatlık vermeye de özen gösterirdi.

Marko Paşa'nın bu ünü halk arasında iyice yayıldı ve zamanla, yakınmayı dinleyecek kimsenin olmadığını vurgulamak için söylenen "Derdini Marko Paşa'ya Anlat" deyimi ortaya çıktı.
devamını oku...
Adres: Kızılırmak Mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi Hayat Sebla Evleri No:30/ B Çukurambar-Ankara

Meşrep Çayyolu

Çayyolu

devamını oku... Adres: Alacaatlı Cad. 3316. sokak Terra Site 2 / 12 Çayyolu - Ankara

İhtiyar Balıkçı Et ve Mangal

Öveçler

devamını oku... Adres: Aşağı Öveçler Mah. 1322. Cad. No: 64/1 Öveçler-Ankara

Bekri

Tunalı

Adını eski Osmanlıcada içkiye ve muhabbete düşkün kişi olarak tabir edilen Bekri'den alan mekan,Osmanlı Türk mutfağının mirası tarihi tatları,mezeleri,rakıyı Türk Sanat Musikisi eşliğinde "racon"uyla içmenin verdiği zevkle haftanın 7 günü hizmetinizdedir.


devamını oku...
Adres: Bekri Tunalı Meyhanesi - Tunalı Hilmi Caddesi No: 72/1 Kavaklıdere-Ankara

Tilma Boutique House

Çayyolu

Tilma Boutique House Cafe ev tadında lezzetlerin hakim olduğu börek,poğaça,kurabiye çeşitleri,turta,pasta,salatalar,mantı,köfte gibi çeşitlerin bulunduğu lezzetlerinde iddalı ,özel kutlamaların yapıldığı,aynı zamanda sabah kahvaltılarına da çeşitleri ile ev sahipliği yapan sıcacık bir mekan.

Tilma Cafe misafirlerinin çocukları içinde uygun bir mekan.Doğum günü partileri düzenleyebilir özel gün kutlamalarınızı yapabilirsiniz.Bunun için ayrı bir alanımız var.Ayrıca çocukların keyifle vakit geçirebilcekleri oyun alanları da mevcut .Top havuzu,trombolin,oyun alanı ve yaz döneminde bahçemizde hoşca vakit geçirebilirler.

Tilma Cafe nin 4 katlı alanında atölye çalışmalarıda yapılıyor.Her Salı Ahşap Atölyesi sabah 10:00/16:00 saatleri arasında yapılıyor.Bez bebek ve Amigurimi gibi faaliyetlerde mevcut.Etkinlik günleri için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sizleri ağırlamak güleryüzlü ekibiz için bir keyifdir...devamını oku...
Adres: Alacaatlı Caddesi 3315. Sokak No: 10 Çayyolu-Ankara

Mardin Konağı

Çankaya

devamını oku... Adres: Birlik Mah. 448. Cad. No: 10/A Çankaya-ANKARA

Hamlakit

Gölbaşı

Ankara Gölbaşı'nda 20 yıldır hizmet veren Hamlakit, günün her saati yapabileceğiniz yöresel kahvaltı seçenekleri, Rize Çamlıhemşim'den gelen Muhlama Peyniri ve tereyağının enfes buluşması ile güne keyifli bir başlangıç yapabilirsizin.İşkembe kellepaça mercimek karalahanaçorba çeşitleri ile içinizi ısıtarak yorgunluğunuzu atabileceğiniz benzersiz bir adrestir. Ana yemek seçenekleri ile de fark yaratan Hamlakit, Arnavut ciğeri, saç kavurma, ızgara ve balık çelitleri ile de muhteşem lezzetlerle buluşmanızı sağlar.

Sizin için herşeyi düşünen mekanımızda tatlı seçenekleri ile de yemeğinizi mutlu sonlanmaktadır.. Yoğunluğumuz nedeni ile haftasonları rezervasyon yaptırmanızı önemle rica ederiz.devamını oku...
Adres: G.O.P. Mahallesi 403 Sokak 2/18 Gölbaşı-Ankara

Rakıcı Ümitköy

Ümitköy

devamını oku... Adres: Galerya AVM Ümitköy - Ankara

Ekolojik Bahçe

İncek

İncek'te bayan bir işletmecinin sahibi oldu Ekolojik Bahçe'de Tamamen ekolojik gıdalar ile; kahvaltı ve Yöresel yemek çeşitleri beğeninize sunulmakta.

Yemyeşil bir bahçede, aileniz ve çocuklarınız ile birlikte hafta sonları kahvaltı yapabileceğiniz mekanda, çocuklarınız da çok eğlenecekler.devamını oku...
Adres: İncek Bulvarı İncek Mahallesi Görgülü Sok. 8/A İncek-Ankara

Chef Izakaya

Çukurambar

EŞSİZ UZAKDOĞU LEZZETLERİNİ, USTA ELLERİN BECERİ VE TECRÜBESİ İLE BİRLEŞTİRİP, ANKARA'NIN EN İYİ SUSHILERİNİ VE ENFES WOK YEMEKLERİNİ SİZLER İÇİN SERVİS EDİYORUZ.

CHEF İZAKAYA, ATEŞ, USTALIK VE LEZZET ÇUKURAMBARDA...
devamını oku...
Adres: Kızılırmak Mah. 1450 Sk. ATM Plaza B Blok 1-G Çumurambar - Ankara


Türk mutfağında nar meyvesi, pek çok yemek tarifinde, tatlıda ve içecek de önemli bir unsurdur. Narın çekirdekleri genellikle olduğu gibi direk tüketilebilir veya tatlılarla salataların üzerine serpilerek hem lezzet hem de estetik katması sağlanmış olur. Narın kullanıldığı en meşhur tatlıların başında ise elbette güllaç gelmektedir.

Nar suyu ise oldukça besleyici ve vitaminli bir içecektir. İçerisinde bol miktarda C vitamini ve antioksidan bulunmaktadır. Burada önemli olan her meyve suyunda olduğu gibi narın da taze sıkılması ve açıkta bekletilmeden hemen tüketilmesidir. Aksi takdirde hem nar suyunun rengi koyulaşacak, parlak kendine has kırmızı rengini kaybedecek ve antioksidan özellikleri de kaybolacaktır. Nar suyu aynı zamanda sıkıldıktan sonra özel tekniklerle yoğunlaştırılarak salatalara lezzet vermesi amacıyla nar ekşisi adı verilen sos hali ile de kullanılabilmektedir. Bu sayede taze haşlanmış sebzelere veya taze yeşilliklere kendine has ekşimsi ve tatlımsı tadını vermektedir. Tıpkı sirke ve limon suyu gibi direk salataların üzerine dökülebilir.

Türk mutfağında ki özel yeri haricinde narın sağlık açısından da Dünya literatüründe önemli bir yeri bulunmaktadır. Nar suyunun bağırsak sistemi üzerinde çok olumlu etkilerde bulunduğu ve pek çok sindirim sistemi rahatsızlığına iyi geldiği bilinmektedir.

Aynı zamanda bazı kalp rahatsızlıklarını önlemeye de yardımcı olduğu bilinen nar, bazı toplumlarda da şans ve refah getirdiğine inanılarak ayrı bir değer verilmektedir.