NEFES ALMA MOLASI

blog yazısı ekle !

NEFES ALMA MOLASI

Hangimiz derin bir nefes alma ihtiyacı duymayıp da kısa bir mola istemedik ki? Çalışma süresinin bu kadar uzun olması ve öğle arasının bu kadar kısa olması sizce de biraz haksızlık gibi değil mi? Öyle olsa gerek ki günün o zamanında caddeler hiç olmadığı kadar kalabalık oluyor.

Çalışanlar için öğle arası her ne kadar beklenen zaman dilimi olsa da çalışmayanlar için hemen geçmesi istenen süredir. Mesela devlet kurumlarında bir işiniz varsa evden çıkış saatimizi, orda olma saatimizi ona göre belirlemeliyiz. Aksi takdirde o zaman diliminde beklemeyi göze almalıyız. Ya da dışardaysak ve güneş tam tepemizdeyken acil bir posta göndermemiz gerekirse kapalı o kapının üstüne yazılmış öğle arasındayız notunu görebilirsiniz. Evet, teknoloji sayesinde pek çok işimizi bilgisayarlardan atmlerden yapabilmekte henüz her işimizi teknolojiye bırakacak kadar ileriye gidemedik.

Ankara'daki tüm Cafeler için tıklayınız
Ankara Cafeler





Özellikle Ankara, İstanbul gibi büyükşehirlerdeyseniz bu zaman diliminde olduğunuzu çok daha rahat algılayabilirsiniz. Trafiğin yoğunlaşmasından, parkların veya cafelerin yoğunluğundan ya da yolda bir başkasına değmeden yürünmeyecek hale geldiğinden. Bu zaman dilimi bittiğindeyse tıpkı fırtına sonrası denizin çekilmesi gibi yoğunluk birden düşer. En azından mesai bitimine kadar.

Öğle arası ilk defa öğle dinlenmesi kanunu olarak 1954'de kabul edilmiş olup görüldüğü üzere çok eskilere dayanmaktadır. Her ne kadar devlet kurumlarında yasal bir zorunluluk olsa da özel kurumlarda yaygınlaştığı söylenemez. Buna gerekçe olarak ise işe konsantre olup öğle arasındaki iş bırakmayla birlikte konsantrenin dağılması gibi geçersiz bir sömürü zihniyetidir. Çünkü herkesin biraz nefes almaya ihtiyacı vardır.

Genellikle yemek yemekle değerlendirilmekle birlikte arkadaş toplantısı ya da kısa süreli bir alışveriş serüveni olarak da değerlendirilebilmektedir. Hepsini birlikte yapabilmekte bir alternatif tabii ki. Mesela Ankara'daysanız ve Kızılay'a yani Ankara'nın merkezine yakın bir yerdeyseniz önce yemeğinizi yiyip sonra Güvenpark'ta havanızı değiştirip, caddeden alışveriş yapabilirsiniz. Çünkü bütün alternatifler birbirine fazlasıyla yakın. Ankara'da yaşayanlar bunu gayet iyi bilirler. Başka şehirlerde muhakkak orda yaşayanlara göre farklıdır fakat Ankara'da yaşayan biri olarak bu güzelliğinden bahsetmeden geçemeyeceğim.

Bazı tatlar damağımızda kalır ya hani. Sabah uykusu, sağanak yağmur gibi. İşte öğle arası da damakta kalan tatlardan. Kimin aklına geldi bilmiyorum ama günün yoğunluğundan çok bunalıp küçük bir molaya ihtiyaç duyduğu çok açık.